
Aradan geçip giden yıllara bakıyorum, neler eksildi bizden? Sen neler kattın kendine, neler çıkardın? Ben neler kaybettim, neler kazandım?
Çok gençtik ya, değerini bilemedik sevginin. Aşkın, sevdanın lezzetine varamadan savrulduk. Oysa hiç kimseye değil, birbirimize uygunduk.
Şimdi arada bir karşılaştığımızda bakıyorum da; hala nasıl seviyoruz içten içe.. İçimiz titriyor ellerimiz yanlışlıkla birbirine değdiğinde…
Çok mu geç oldu? Çok sular mı geçti köprüden? Dönmüyor mu artık şarkıdaki gibi, giden memnun da yerinden?
Biz seninle bir bütündük, yarım olunca da bütün kalacağımızı nasıl düşündük? Cahildik, gençtik, toyduk, daha bilenmemiştik, daha hiç elenmemiştik…
Zaman geçtikçe, ömür sürdükçe, yıllar üzerimize tozunu bıraktıkça eskidik. Seneler geçtikçe birileri geldi hayatımıza, her gelenle ne kadar da değiştik.
Şimdi dönüp bakıyorum geçmişe; biz ne kadar temiz sevmiştik, demek o yüzden çabuk kirlendik. Kalabilseydik olduğumuz yerde, birlikte büyüseydik, acaba diğerleri gibi sonunda birbirimizden nefret mi ederdik?
Ne kadar geçmiş olursa olsun üstünden, biliyorum biz hala birbirimize aidiz. Şimdi başka kollarda uyusak da, yüreğimizde hep o ilk günkü gibi saklıyoruz sevgimizi.
Çok geç değildir diyerek, her şeyi geride bırakarak, biraz göze alarak macerayı, ömrün geri kalanında gülümseyebilmek için, gel bir daha deneyelim. Madem birlikte başlamıştık hayata, birlikte bitirelim.
Arada gelenler olmuş, gidenler olmuş; hepsini kaldırıp anı dolabına, birbirimizi yeniden sevelim. Şu ölümlü dünyada kalmasın aklımız geçmişte, gel bir daha deneyelim. Ne olacaksa olsun; ya ölene kadar sevelim; ya denedik olmadı diyerek aklımızdan silelim…

